Cumartesi, Kasım 12, 2005

Seker Bayrami tatili

Tatil hep onceden bellidir ama program yapmakta nedense hep gec kalirim. Kazdagi civarindaki otellerin hemen hepsiyle yapilan telefon trafigi ve ardarda gelen olumsuz cevaplardan sonra, Izmir'den bir turizm acentasi araciligiyla Manastirhan Oteli'nde iki oda bulduk.
Yolculugumuz, bayramin ilk gunu, her iki evdeki, siyah cikolata&kirmizi portakal likoru ve asure esligindeki bayramlasma faslinin ardindan basladi. Koyun koyuna uyuyarak erken uyanmanin yorgunlugunu attigimiz Yenikapi-Yalova feribot seferinin; oldukca cusseli muavinin tum koridor tarafinda oturan yolculara surtunerek gidip gidip geldigi, Yalova-Bursa otobus yolculugunun ardindan, Bursa'da ikinci ciftle bulusup, Kaz Dagi'na dogru arabayla yola ciktik.

Manastirhan, Kazdagi eteklerinde bir butik-otel. Yola oldukca yakin olmasina ragmen, Manastir Cayi'ni gecen koprunun ardina varmamizla, tum dunyadan uzaklastik sanki. Otelden yana tek sorunumuz -ki aslinda bu acentanin sorumlulugundaydi- odamizda, bir yanlis anlasilma sonucu iki ayri tek kisilik yatagin bulunmasiydi. Bunu da "kendi french bed'ini kendin yap" yoluyla cozduk. (Ahsap cerceveler, yatagin etrafindan cikarildiginda daha bir buyuyor sanki!) Odalar rahat, acik bufe tatmin edici, -gec uyanan musterilere ozel hazirlanan- kahvalti harikaydi. Tatil arkadaslarimiza gelince... Acikcasi insan yakin dostlariyla bile seyahat etme fikrine endiseyle yaklasiyor; ama biz cok uyumlu bir dortlu olduk.
Bayramin ikinci gunu otel civarinda yuruyus yaparak gecti. Agaclardan kopardigimiz zeytinlerle birbirimizi vura vura, her gordugumuz bogurtlen tipli eksi meyveyi tada tada, mandalina agaclarinda gozumuz kala kala yuruduk. Dalindan nar topladik, yere dusmus palamutlari hayranlikla izledik, Kuzey Ege'ye yerlesme hayalleri kurduk.Birkac kilometre ilerdeki yazdan kalma bir piknik alaninda cinar agaclari altinda nescafe ucu bir arada ictik, bagirarak yuzmeye inen besili ordeklere gulduk..
Sonraki gun ise arabayla Canakkale yolunda biraz devam edip bir virajin soluna kurulmus olan cay bahcesinde gecirdik aksamustumuzu. Orasi 5-6 sene once derme catma bir kulubeymis. Simdi sagi solu zeytin, kuruyemis, bal satan insanlarla dolmus, masa-sandalyeler eklenmis ve cayi hala cok guzel, manzara ise tam fotograflik. Ic duvarlarini tamamiyle oyuncak bebeklerin kapladigi tuvaleti de unutmamaliyim...

Gec saatlere kadar uyunan ve bol bol tembellik yapilan bir tatil ihtiyaciyla dolu oldugumuz icin cevreyi bundan fazla gezemedik, Kazdagi civarindaki diger guzel yerleri kesfetmek bir dahaki sefere kalirken, pazar oglen, Mudanya'dan kalkacak deniz otobusune yetismek icin aceleyle otelden ayrildik. Tatil boyunca uzerimizden ayrilmayan gunes de yerini yagmura birakti.
Sanirim artik kisin geldigini kabul etmem gerek...


0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home