Salı, Şubat 21, 2006

Bahar aşkım

Bugün oturdum ve yazdiklarimi temizledim. Blogumu okuduğumda içimin açılması için, kendime ayırdığım bu zamanın ve bu sayfanın, eski alışkanlık karamsarlığımdan nasibini almaması için... Hiç bitmeyecekmiş gibi yağan karlardan sonra bahar geliyor. Tüm ruhumla bekliyor, çağırıyorum baharı, görüyorum geldiğini. Sabahları daha taze uyanır oldum, güneşle uyanmak kadar güzeli var mıdır? Yürümek, buz tutmuş kaldırımlardaki akrobatik hareketlerden, yere bastığım, nefes aldığım bir aktiviteye dönüştü. Boynum, boğazlı kazakları reddeder oldu, sırtımsa paltoyu. Gömlek ve kadife ceketle çıktım sokağa, güneş gözlerimi kamaştırdı.
21 Şubat; baharın müjdecisi,
21 Şubat; bir tanecik aşkımın doğumgünü!
Şu sıralar annesi yemek hazırlıklarını bitirmiş olmalı. Karnıyarık pişiriyormuş. Pasta bile yapmış. Ofistekiler kandırıp sürpriz kutlama yapmışlar, iki de kocaman pasta kesmişler. Kendi doğumgünümmüş gibi sevinçle, heyecanla takip ediyorum olanları. En büyük sürpriziyse ben yapmayı isterdim, şimdi aklıma geliyor, herhalde en büyük sürpriz saçlarımı sarıya boyatmak olurdu:) Hediyelerimi aldım, küçük bir ilaveyle herşey tamam olacak. Ve ümit ediyorum, sevgilim 27. yaşını en tatlı şekilde hatırlayacak..
İyi ki doğdun prensim, seni seviyorum...

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home