Bilgisayar kursu sayıklamaları
Laboaratuvarın tepesindeki florasan lamba, ürpertici bir şekilde yanıp söyor. Havalandırmadan, sanki bitişikte bir buzhane varmış gibi yüksek bir uğultu geliyor. Önümde siyahlı-grili ekranlar, sanki aynı anda her birinde aynı görüntü belirecek, bir adam çıkıp konuşacak, "Merhaba Juli" diyecek, "Biz çok uzun zamandır burada seni izliyoruz, artık senin de bunu bilme vaktin geldi."
Kabusumun, ufak bahçeye yayılmış (bizim okulda çim vardı da biz mi yatmadık?) sigara içip teneffüsü değerlendiren iş arkadaşlarımın sınıfa geri gelmesiyle son bulacağını biliyorum. Üniversitede sigarayı bırakmamış olmanın doğru karar olduğunu düşünüyorum bu teneffüslerde. Sigara içmedikten sonra teneffüs neye yarar? Sinemada bile, ara bitse de film başlasa diye fısıldaşır salondakiler, çünkü patlamış mısır ve kola zaten içeride dağıtılır, tuvaletlerse hep çok kalabalıktır. O yüzden dışarı sadece tiryakiler çıkar, aranın tadını onlar içine çeker.
Bayrama iki hafta kaldı. Planımız yeni belirginleşti : Kıbrıs'a gidiyoruz. Aslında 30 Ağustos civarında belirmişti bu fikir ilk olarak. Ama tek günlük tatil olunca, malum işe yeni girdik, izin mizin yok, "Yaa evet, ne güzel olur"da kalmıştı. Bu sefer, hele bir de otelde tanıdık bulununca, bayram nedeniyle bu haftasonu kursları da iptal edilince, hiçbir engelimiz kalmadı. Uçak biletleri biraz pahalıya geldi ama olsun, otelden telafi ettik. Yavru vatan, bizi bekle!
Bugünlerde üzerimde bir gariplik var, aynı havaların şu son durumu gibi, bir güneşli bir bulutlu. Sonbahar gelince insan daha bir kurmaya başlıyor sanki, aslında bütün sene kurarak geçiyor da, yazdan sonra daha bir yoğun vuruyor, neredeyim, ne yapıyorum halleri. Sanki zamanın geçtiği, bu mevsimde anlaşılıyor. Bütün sene durup durup, bu aylarda geçiveriyor. Hüzünlü bir mevsim şu sonbahar...
Kursun bitmesine 1 saat kaldı. (Liseden beri derste yazdığım mektuplara benzedi bu post. "Son 20 dakika...son 15 dakika...ben biraz derse döneyim...hoca bana bakıyor...")
Çıkışta Taksim'e gitme hayalleri kuruyorum. Perşembe'den beri Sash'a "Gidelimmm canlı müzik dinleyeliiimm" diye baskı yapıyorum. Perşembe haftaiçiydi. Cuma akşamı fazla mesai. (Salı sallanır, çarşamba çarşafa dolanır...ppfffttt)
Çalışma hayatı zor vesselam...


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home