Çarşamba, Nisan 09, 2008

Biz bu pazar tatil yaptık

Pazar günü, hava bozacak, yağmur yağacakmış vb hava durumu bilgilerine aldırmayıp, uzun zamandır içimizden geçen, şehir dışına çıkma hayalimizi gerçekleştirelim dedik. 3 araba Fenerbahçe stadının orda buluşup konvoy halinde Sapanca'ya doğru yola çıktık. Konvoyun başını Mercedes çekti, biz de bizim tostosla en arkadan gittik. Sakin bir yolculuğun sonunda tabelaları takip ede ede EV-CE'ye geldik. (İki hafta önceki pazar günü buraya gelen bir iş arkadaşımız, pazartesi sabahı, çektiği fotoğrafları bizim birime göndermiş ve zaten had safhada olan pazartesi sendromumuzu tavana vurdurmuştu. O zamandan beri ofiste "Hadi haftasonu Sapanca'ya" geyiği dönüyordu.)















Mekana vardığımızda hava kapalıydı ve yağmur çiseliyordu. Masaları bu nedenle içeriye kurmuşlardı ama zaten üzerindeki çeşit çeşit kahvaltılıkları görünce, yeşilliktir ağaçtır, yağmurdur, bu tip şeyleri unuttuk. Büyük bir keyifle kahvaltıya oturduk, çaylar ve ekmekler sobanın üzerinde ısındı, pişiler ve ardından ufak sahanlarda yumurtalar geldi, reçeller ve peynirler tadılıp çıkışta hangilerinden alsak diye konuşuldu...
Kahvaltı bittikten sonra bahçede biraz gezip etrafı keşfe koyulduk. Biraz fotoğraf çektikten sonra Sash'le ikimiz gruptan ayrılarak göl tarafına tren yolu boyunca yürüyüşe çıktık. Hava o kadar güzeldi ki. Bir süre yürüdükten sonra "İşte bu" dedim, "sessizlik". O kadar güzel geldi ki o sessizlik bana, araba yok, duman yok, itiş-kakış yok.. Sadece arada bir tren geçiyor ve ortalık tekrar o huzurlu havaya bürünüyor hemen ardından. Gölün kıyısına kadar gitmeden geri döndük diğerlerinin yanına. Bu arada güneş de açmış ve hava oldukça sıcak olmuştu. İçine t-shirt giymiş bazı öngörülü arkadaşlar kazaklarını çıkarttılar, ben sabahki İstanbul havasına kanmış olduğum için hayıflandım. Türk kahvelerimizi ve çaylarımızı söyleyip taboo oynadık bahçedeki bir masaya yayılıp. Süper keyifli ve miskin bir pazar öğleden sonrası geçirip, saat 15.30 civarında dönüşe geçmek üzere arabaya bindik. Ama araba çalışmadı :) Tabii 3 gündür "Bizim tostos Sapanca'ya kadar gidecek mi bakalım?" geyiği yaptığımızdan çok şaşırmadık bu işe ama ne yapacağız diye kalakaldık bir an. Arkadaşlar toplandı etrafımıza, itsek mi, ne yapsak, yokuş da yok diye beyin fırtınası sürerken Sash arabaya binip yeniden deneyecek oldu. Ve bu kez araba çalıştı. (Bilgisayarcı mantığı diye dalga geçenlere ibret olsun)
İzmit'e vardığımızda yağmur yağıyordu ve ben orda kaymışım. Gözümü açtığımda Harbiye'deydik, Sash'ın dediğine göre son 1 saattir İstanbul trafiğinde debelenmekteydik...
Arabanın çalışmak istememesine şaşmamalı!

Etiketler: ,

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home