Home sweet home
Artık evden (yani yeni evden) rahat rahat yazabileceğim. Daha eve adsl bağlatmamış olmamıza rağmen hem de:) Bunun sırrı abilerden aldığımız wireless modemde. Komşular çalışmış almış, sağolsunlar bizi düşünüp şifre de koymamışlar. Köşe odada, anca ayakta yakalanıyor sinyal ama Sash oturmamaya da razı. Belki de salona yaptırmayı düşündüğümüz bar masası&yüksek tabure kombinasyonunu köşe odaya taşırız. Hımm aslında fena fikir değil, zaten o odayı ne yapsak diye düşünüp duruyorduk, bari oturma odasından yırtarız böylece. Ama odaya acilen perde takmak gerekiyor, internet sahibi görecek camdan elde bilgisayar sinyal aradığımızı, koyacak şifresini.
Evimiz oldukça teknolojik bir keyif yuvası haline geliyor yavaş yavaş. Henüz fazla keşfeden olmadığından rahat rahat kuruluyoruz projeksiyonun karşısına, açıyoruz uydumuzu, ya da koyuyoruz filmimizi, gel keyfim gel. Ne masa-sandalyemizin, halı-perdemizin olmayışını umursuyoruz, ne içeride kullanılmayan 2 odadaki açılmamış kutuları-poşetleri önemsiyoruz, tek oda salonda yaşıyor, içeri gidip uyuyoruz. Eğer daha geniş bir kanape alacak olursak (bir de mini buzdolabı :) ) mutfak ve yatakodasına da hitiyacımız kalmayacak :) Şaka bir yana, cumartesi pazarları, projeksiyonun başına geçmiş bağıra çağıra lig tv izleyen misafirlere bira&çerez - çay&kek servisi yaptığımı, ertesi günse bunun acısını derhal kızları çağırıp "Sex and the City" seansı düzeleyerek çıkardığımı görür gibiyim.
Şu eve gerçekten bir yerleşelim, hayat oldukça renklenecek sanırım.


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home